Ali Kalkancı- Müslüm Gündüz- Fadime Şahin olaylarında da keşke böyle haberleri yapabilseydiniz. Bu gün bunlar başımıza gelmezdi.
SÖZDE ŞEYHLER HAZIR KITA BEKLİYOR
<_script /><_script /><_script /><_script />
Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı ileri sürülen hain komplonun detayları tüyler ürpertiyor.
28 Şubat sürecini yaşayan bir millet olarak ihanet planının "Medya Faaliyetleri" bölümünde geçen iki isim
Bu iki isimden biri Düzce yakınlarında faaliyet gösteren, kendini şeyh ilan eden Ömer Öngüt. Diğeri ise kendini peygamber ve mehdi ilan eden, canlı yayınlarda ilginç şovlar yapan İskender Evrenesoğlu.
http://www.samanyoluhaber.com/haber-154993.html
ŞEYH ADAYLARININ ROLÜ NE?
Gençlik yıllarında Doğu Perinçek'in Türkiye İşçi Partisi için çalışan Evrenesoğlu ismi, şimdi iddiaya göre hain planın oyuncuları arasında geçiyor. Peki Evrenesoğlu'nun bu hain komplo içindeki rolü ne?
MEDYATİK EYLEMLER YAPTIRILACAKTI
Bu sorunun cevabını bulmak hiç de zor değil. Hazırda bekletildiği söylenen kişiler iddiaya göre hain tuzağın medya ayağında yer alacak. Tıpkı 28 şubat sürecinde olduğu gibi. Plana göre Evrenesoğlu ve Öngüt'e medyatik eylemler yaptırılacak, bu kişiler inanan insanlar ile özdeşleştirilecekti. Kamuoyu ise bu şeyh adayları ile bir kez daha yanıltılacaktı.
HAİN PLAN 28 ŞUBAT'I HATIRLATTI
Kamuoyu Öngüt ve Evrenesoğlu gibi kişileri 28 Şubat sürecinde uygulanan benzer senaryolarla yakından tanıdı. Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin gibi isimlerle dindar insanların hem inancı hem ahlakı saldırıya uğradı. Son Millete ihanet planında da işte bu insanları gösterip, dindarlar böyle denilerek, kamuoyunun aldatılması hesabı yapılıyordu.
tarhttp://www.samanyoluhaber.com/arar.php?arama=taraf_komplo
RP'yi kapattıran belge de yalanlanmış!
Ortada 28 Şubat'tan kalma bir belge var ki tam bir facia. Cumhuriyet Başsavcısı ve A. Necdet Sezer'in de onayladığı askeri belge Refah Partisi'ni kapattı. Ama...

Bugün Gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren Refah Partisi'nin kapatılmasını tetikleyen, Genelkurmay'a ait "GİZLİ" ibareli belgenin ortalığı ayağa kaldıracak çok ilginç hikayesini yazdı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in de görüp onayladığı belgeyi Genelkurmay bakın nasıl yalanlamış:
O BELGELERİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Taşgetiren yazdı....
"Müthiş bir belge hikayesi"
İşte müthiş bir hikâye. Var olduğu halde varlığı inkâr edilen bir belgenin hikâyesi...
Ne yazık ki işin içinde Genelkurmay var. 28 Şubat günleri. RP hakkında kapatma davası açılıyor. Bu arada Genelkurmay'da RP ile ilgili bir belge hazırlanıyor. Belgede RP'yi suçlamaya dönük malum şeyler var:
-Yeşil sermaye vs... Belgenin üzerine "GİZLİ" damgası vuruluyor ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderiliyor. Cumhuriyet Başsavcılığı, belgeyi inceliyor, malzemeleri delil olarak kullanıyor ve Anayasa Mahkemesi'ne de gönderiyor. Aynı şekilde AYM de belgeyi inceleyip, Genelkurmay'a iade ediyor.
RP davası, sanıkların Genelkurmay dosyasından haberi olmaksızın, bu gizli malzemelerle görülüyor, parti kapatılıyor. (İşin burası, yani sanığın kendisini suçlayan delillerin kaynağından haberdar olmaması, ayrıca bir hukuk çarpıklığı...)
Sonra...
Bir gün, Cumhuriyet Gazetesi bir "Yeşil sermaye" haberi yapıyor. Kaynak olarak AYM'yi ve Genelkurmay'ın söz konusu belgesini kullanıyor. Ve bu haberde İhlas Holding'in "Yeşil sermaye" olduğu iddiası yer alıyor. Bunun üzerine İhlas Holding adına Enver Ören, Cumhuriyet Gazetesi'ne bir tekzip yazısı yolluyor. Gazete tekzibi yayınlamıyor.
Bunun üzerine Ören adına, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davası açılıyor. Ondan sonra ilginç bir süreç başlıyor. Mahkeme söz konusu belgenin peşine düşüyor.
İlk yazıyı Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın cevabı şöyle: "...yazınıza konu belgeler Refah Partisi'nin kapatılması istemiyle açılan dava ile ilgisi nedeniyle ve gizli kaydıyla 7.7.1997 gün ve SP.13 muh. 1997-432 sayılı yazımız ekinde Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmiştir".
Bu cevabi yazı, böyle bir belgenin mevcut olduğunu ve dava içine girdiğini kanıtlıyor. Asliye Hukuk Mahkemesi, bu defa bir yazı ile söz konusu belgeyi Anayasa Mahkemesi'ne soruyor. AYM adına o günkü Başkan Ahmet Necdet Sezer imzalı şu cevap geliyor:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7.7.1997 günlü, SP.13 muh. 1997-432 sayılı "Gizli" kayıtlı yazısı ekinde mahkememize gönderilen Genelkurmay Başkanlığı'na ait dosya, incelenmiş olmakla Başsavcılığa geri gönderilmiştir". Evet, demek dosya geri başsavcılığa gitmiş. Bunun üzerine 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yargıtay Başsavcılığı'na yeni bir yazı yazarak, dosya hakkında bilgi istiyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemeye bu defa şu cevabı veriyor: "İlgi yazınız ile istenilen belgeler bir siyasi partinin faaliyetleri ile ilgili olarak ve bunları içeren bölümler halinde "GİZLİ" kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı'nın 3.7.1997 gün ve Ad. Müş. 7501-697-97 sayılı yazıları ekinde başsavcılığımıza gönderilmiştir. "Bu nedenle bilgi ve belgelerin bu makamdan istenilmesi rica olunur".
Böylece Cumhuriyet Başsavcılığı "GİZLİ" kaydından yola çıkarak, bir anlamda elini yakmak istemiyor ve 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ni, Genelkurmay'a yönlendirmiş oluyor.
Peki ya sonra...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi durmuyor. Bu defa Genelkurmay'a yazıyor. Hem böyle bir belgenin bulunup bulunmadığını hem de gazetenin haberinin tekzip edilip edilmediğini soruyor. Cevap, "Genelkurmay adına" notuyla, Genelkurmay Adli Müşaviri, Ergenekon davasında da adı geçen Hakim Tümgeneral Erdal Şenel'den geliyor. Cevap şöyle: "Yapılan araştırma ve incelemede ilgi (b) yazımızda da belirtildiği üzere belirtilen nitelikte bir raporun mevcut bulunmadığı, bu konudaki yayınların tekzip edildiğine dair bir kayda da rastlanılmadığı anlaşılmaktadır".
Hoş, bu süreç yaşanmadan da 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, Genelkurmay'a başvurup, Batı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan böyle bir rapor olup olmadığını soruyor, varsa bir özetinin gönderilmesini talep ediyor. Genelkurmay, yine Adli Müşavir Erdal Şenel imzasıyla "Yapılan araştırmada belirtilen nitelikte bir raporun mevcut olmadığı anlaşılmıştır" cevabını veriyor. Ne oluyor?
Böylece, Cumhuriyet Başsavcılığı'na "Gizli" kaydıyla ulaşan, oradan "Gizli" kaydıyla Anayasa Mahkemesi'ne giden, dava dosyasına bir şekilde karışan Genelkurmay dosyası, Genelkurmay tarafından yalanlanıyor. Bu yazışmaların belgesi bende mevcut. Bu durumda soru şu: Acaba Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi hayal mi gördü yoksa Genelkurmay'ın yalanlamasında "yalan" mı var? Ne dersiniz, bu iş, bugünler için de anlamlı mı?
O BELGELERİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN
http://www.haber7.com/haber/20090617/RPyi-kapattiran-belge-de-yalanlanmis.php
Biz Dememiş miydik?
28/5/2009Ali Kalkancı: Ergenekon beni kullandı


BÜNYAMİN DEMİRKAN'ın haberi
28 ŞUBAT sürecinin simge isimlerinden ‘sahte şeyh’ Ali Kalkancı, uyuşturucu operasyonundan sonra gözaltına alındığında verdiği ifadedede, 28 Şubat sürecinde kullanıldığını Ergenekon soruşturması ile daha iyi anladığını söylediği öğrenildi. Ergenekon sanıkları Ümit Oğuztan ve Sisi lakaplı Seyhan Soylu gibi şahısların organize bir şekilde kendisine komplo kurduklarını savunan Kalkancı İfadesinde ‘Ben de anladım ki 28 Şubat Ergenekon’un bir parçasıdır’ demiş
ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM
FABRİKASINDA captagon uyuşturucu üretirken yakalanıp tutuklanan Ali Kalkancı, emniyet ifadesinde 28 Şubat sürecini de anlattı. Ergenekon kapsamında haklarında işlem yapılan bazı şüphelilerin, 28 Şubat sürecinde kendi yanında olduğunu anlatan Kalkancı ‘Ergenekon operasyonlarının ardından 28 Şubat’taki senaryoların içersine kimler tarafından hangi amaçlarla çekildiğimi daha iyi anlamaktayım’ dedi. ‘28 Şubat sürecinde sadece benim üzerimden hükümete ve mütedeyyin ve muhafazakar yaşayan insanlara çok büyük darbeler vuruldu’ diyen Kalkancı kendisinin bilerek böyle bir oyunun içinde yer almadığını kaydetti.
28 ŞUBAT ERGENEKON ÜRÜNÜ
ERGENEKON kapsamında haklarında işlem yapılan Turgut Büyükdağ, Ümit Oğuztan ve Sisi’nin organize bir şekilde kendisine komplo kurduklarını savunan Kalkancı ‘Benim içersinde olmadığım ve tamamen benim dışımda bir yapı tarafından kullanıldığımı Ergenekon operasyonları kapsamında hakkında işlem yapılan şahıslardan benimle ilgili olanların faaliyetlerinden anladım. Anladım ki 28 Şubat süreci Ergenekon’un bir parçasıdır’ dedi.
Fadime Şahin’in 1996 yılı sonlarına doğru tekkeye gelmeye başladığını anlatan Ali Kalkancı ‘Mürşitle mürit arasındaki ilişkinin haddini aşması neticesinde Fadime Şahin’i tekkeden uzaklaştırdım. Ondan sürekli şüphelendim. Sürekli benimle cinsel ilişkiye girmek istiyordu. Ben her defasında onu tersledim. 28 Şubat sürecinde gözaltına alındığımda erkekliğime yediremediğim için ilişkiye girdiğimi söylemiştim. Kesinlikle kendisi ile ilişkiye girmedim. Girmiş olsaydım Müslüm Gündüz’ün başına gelenler benim başıma gelecekti’ dedi.
ŞANTAJLA PARAMI ALDILAR
ERGENEKON sanıklarının eşi Emire Kalkancı’nın seks kasetleri ile kendisine şantaj yaptığını öne süren Ali Kalkancı, ‘Ergenekoncular beni ve ailemi maddi-manevi perişan ettiler. Ümit Oğuztan benimle ilgili haberleri Ergenekon’un görüşleri doğrultusunda medyaya servis yaptı. Şantajla benden yüklü miktarda rant elde etti’ iddiasında bulundu.
Öztürk’le gizli ortağız
ALİ Kalkancı, Ergenekon klasörlerine giren telefon konuşmasında kendisi için ‘Bizim Hoca’ diyen Ergenekon tutuklusu Mehmet Zekeriya Öztürk’le gizli ortak olduklarını iddia etti. Kalkancı ifadesinde ‘2000 yılında kurulan Çınar Farma Kimya A.Ş isimli şirketin resmi ortakları dışında gizli ortakları vardı. Gizli ortakları olan ben, Mehmet Zekeriya Öztürk ve Cengiz Palacan idi. Ben Öztürk’ü kovunca bizi barıştırmak için araya giren ve kendisini emekli paşa diye tanıtan Nazmi Dayı ‘Veli Küçük bizim büyüğümüzdür, ben onun adına geliyorum. Sizleri barıştırmak istiyorum’ dedi’ iddiasında bulundu.
HOŞGELDİN HOCAM
12/4/2009HAK YERİNİ BULDU..
Hocam Seni çok özlemiştik...
Hocam Hoşgeldin
Prof.Dr. Necmeddin ERBAKAN'ın İran Ziyaretiyele ilgili yaptığı basın toplantısı :
*****
Parlayan Yıldız milli görüş Türkiye'yi nasıl saate kavuşturacak. Dün açıklamalarımızda siyasi yasağımızın kalktığını duyurmuştuk . bugün de İran ziyaretini değerlendireceğim...
Bu günkü toplantımızsın konu İran ziyareti... Bu seyahatin önemini ortaya koymak üzere... D8'lerin önemi üzerine açıklamada bulunmak istiyorum...
Medeniyetler asırlar boyunca bir karanlık bir aydınlık dönem yaşamışlardır.. Kötü zamanalarda peygamberler gelmiş ve aydınlık dönemler yaşanmıştır...
Karanlık medeniyetlerin yaşandığı dönemlerde, peygamberler gelerek yeşil işaretlerle gösterilen saadet ve akıl dönemlerinin yaşandığı bir dönemdir...
Halk nizamı kurmuştu ve bu nizam mutlaka kuvvetle desteklenmelidir...
Kuvveti üstün tutan zihniyet dünyada zülüm yaşatmıştır... Sonrasında ise yeni peygamberler gelerek yeniden Hak'kı egemen etmişlerdir...
Son olarak da Roma döneminde Peygamberimiz gönderildi ve saadati yaşamaya başladık... İslam dini yayıldı ve insanlık 1100 yıl asrı saadeti yaşadı...
Viyana kuşatması sonrasında ise ırkçı emparyalizm yeniden hakim olmaya başlamıştır... Margeret Teacher'in İskoçya konuşması ise Haçlı seferi ilan edildi...
Düşmanı olmayan ideoloji gelişemez... Yani Rusya yok oldu. Düşmen kalmayınca gelişme durdu... Darvin nazariyesine göre maymunlar doğaya indikçe akılları gelişti... Sonra Darvin nazariyesine göre materyalizme göre düşman olmazsa insan gelişmez düşüncesini anlatmak için... Ama bu safsatadır... Şimdiye kadar sovietler vardı ama şimdi yok... Şimdi Batının düşman arayışı düşmanımız İslamdır denmiştir...
1990 siyonizmin 20. Haçlı seferinin yapıldığı tarih... Şimdi ne yaptılar Afganistan'ı, Irak'ı, Gazze'yi işgal ettiler... Bunların imanı böyle söylüyor...
Buna inanan dünyada ırkçı anlayış, siyonizme dayanıyor... Siyonistler nufüsları artmayınca ne yapmışlar... İnsan organizasyonu kurmuşlar... Şimdi son hamlesini yapıyorlar... 3 ülkeyi işgal ettiler... Şimdi diğerlerini de işgal etmeye çalışıyorlar...
Atalarımız neden önceki haçlı seferlerini yaptı. TTüm dünyayı kurturmak için...
Peki ne olacak... Siyonizm bu isteklerini işbirlikçileri ile gerçekleştirir ya da aydınlık günler gelir... Şimdi bu vazie Türkiye'ye düşüyor... Bir dünya organizasyonu yapmak gerekir... Bu dünya organizasyonunun saadet dünyası olması için ne lazım... Yeni bir dünya ne demek?
Siyonizm çeşitli kurallarını koymuş ne diyor.. Dünya düzeni için iki devlt organizasyonun içinde olacak ama ABD benim kontrolümde olacak...
Böyle BM olmaz böyle Dünya Bankası olmaz... Böyle IMF olmaz... Niçin siyonizmi emniyet altına almak için parayı kontrol edecekler...
İnsanlığın saadeti için çalışmıyorlar... Siyonizm için çalışıyor... Mesela Hacca gideceksin Rockefeller'ın şirketine yüzde 9 ona gidecek... 10 tane siyonist şirket 7 trilyon doları elinde tutuyor.. Dünyaya hükmeder...
Ben bir sene tarlada çalışıyorum, geliyor tıkır tıkır oturduğu yerde yeşil kağıdı basıp alıyor... petrolü alıyor... böylece bu ticarette 10 trilyon dolar oluyor... Adamların bankalarında... Bizim Merkez Bankasının parası nerde orada. Önümüzde ne var bir beyaz kağıt... Dünya ticaretinde 70 trilyon dolar dönüyor... 35 trlyon doları siyonizme gidiyor..
Nasıl bir dünyadayız farkında mıyız? yeni doğan insanlar 1200 dünya kirası ödüyor... Bu sömürücü dünyadan kurtulmak için ne yapmak lazım? Adil düzeni kurmak lazım..
Ne yapmak lazım bütün ezilenleri bir araya getirmek... yen, düzeni kurmak. Bu düzeni yalnızca Türkiye kurabilir...
Bu dünyanın değişmesi lazım... D8'in canlandırılması lazım... Bu D8'lerin çekirdeğinde Türkiye var İran var...
Bu siyonizm ancak mueyyideden kuvvetten anlarlar... Bu müeyyideyi de temin etmek için her türlü imkan vardır...
Gandi'nin Hindistan mücadelesi gibi siyanizmle mücadele edilecek... Siyonist kurumların hepsi için alternatif olacak... Bunlar dünyada adalet için mücaele edecek...
Medya işbirliği olacak fikir kirlenmesine neden olunmayacak... Ve toplumun temeli ve insanlığın saadeti için aile kurumu korunacak...
Biz zamanında İran ile ilişkilerimizde siyonizmin şartlarına uymadık...
İRAN SEYEHATİNDEN NE BEKLİYORUZ?
Siyonistleri Hitler'den kurtaran Churcill hastalandığında ne yaptılar seferber oldular kurtarmak için ve penisilini buldular...
Afrika'da kobaltı çıkarmak için dağı eritmek gerekti... Bakteri keşfetti toprağı yemesi için...
Ben ne anlatıyorum biliyor musun Batı Ciddi çalışıyor... Biz ne yapıyoruz... İslam ülkeleri işgal edildi.. Biz çıktık bildiri yayınladık... Öbür tarafta siyonistler ne yapıyor senin yayınladığın bildiriye gülüyor... Bildiri ile ABD Irak'tan çekilir mi ya? Bu ancak yeni dünya düzeni ile çekilir...
Bu yüzden diyorumki herkese hakkını vermek için düşmanlık için değil, D 8 başlatmak... Amacımız budur...
Sorular
8 günlük ziyaret için sağlığınız uygun mu?
biz bütün gücümüzle hasta yerimizden kalkıp 2 sağlıkçı arakdaşımla gidiyorum... Bavullarımız büyük kısmı ilaçlarla ilgili... İnşallah Allah bir hafta dayanmamıza yardım eder...
Bu açıklamayı ne için yapıyorsunuz?
Ben açıklamaları kendi adıma yapıyorum. İnşalla yöneticiler örnek alırlar...
Azerbeycan Ermenistan sorunu için düşünceniz?
Azerbeycan bizim kardeşimizden onlara zarar getirecek politikaları tasvip etmeyiz...
Siz bundan sonra Saadet'in manevi lideri mi olarak devam edeceksiniz acaba oğlunuzu mu göreve getireceksiniz?
Bu tamamen milletimin vereceği bir karardır... Kendim için düşündüğümü oğlum için de düşünüyorum...
Temaslarınızı planlı mı_ ?
Biz geleneksel olarak D8 zirvesi yapuıyoruz... Ama şimdi bu D8'ler sahipsiz inşallah sahibini bekliyor...
İşbirlikçilerdne bahsettiniz Türkiye'yi işbirlikçi olarak değerlendirebilir misiniz?
İşbirlikçilik farklı amaçlarına emparyalizmin yapacaklarına yardımcı olmak demektir.. Bilerek ve bilmiyerek yardım olabilir... Nereye hizmet ettiğiniz önemlidir.. Artık ayrım şu şekildedir... İşbirlikçi misin milli görüşçü müsün..
Ziyaretin amacı nedir?
Din ve devlet adamlarıyla görüşmek
Ak partililer size katılıyor mu?
Evet zaman zaman gelip üzüntülerini bildiriyorlar... Sorduğumuzda neden oradasınız onlar da rüzgar oradan estiği içindir bizimle aynı görüştedirler... Bu baba oğlul meselesidir...Çıkıyorum deyince çıkılmaz...
ÜŞÜYORUM
3/4/2009BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun elim bir hadise sonucu vefatı bütün Milletimizi derinden üzmüştür.
Özellikle elim bir hadise dedim; elim bir kaza demedim. Çünkü tıpkı Eşref BİTLİS Paşa'nın vefatında olduğu gibi bir gün bu kaybın aslında suikast olduğu netleşecek. Daha şimdiden bu yönde bulgular ve buna bağlı görüşler ağırlık kazanmaya başladı bile...
1995 seçimleri.. Büyük Birlik ANAP'la ittifak yaparak Meclis'e 8 milletvekili ile girmişti..Fakat tekrar Büyük Birlik'e geçerken maalesef 7 kişiydiler..
Bir tanesi makam ve mevkiyi tercih etmiş, davayı , vefayı unutmuştu..
İşte bir devlet admının Büyük Birlik'in Lideri'nin büyük sözü : Kendisine bu durum sorulduğunda :
" Ashab-ı Kehf'te 7 kişiydi..8.si Kıtmir idi..."
Erbakan Hocam'a da birileri " BİZ MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARDIK" demişlerdi..
Ey Kıtmirler... Ey gömleksizler...
Dünya Size de kalmaz
Yıllar önce Mamak'ta ÜŞÜYORUM dedi...ve üşüyerek aramızdan ayrıldı..
Kendisi üşürken bütün Milletin kalbine ateş düşürdü, içimizi yaktı..
Allah gani gani rahmet eylesin.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=185536
Üşüyorum
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
Muhsin YAZICIOĞLU
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN Yine Haklı Çıktı
27/12/2008
İsrail yine yaptı yapacağını...
O yapması gerekeni yapıyor.
Bunda şaşılacak bir şey yok.
Benim şaşırdığım; Bizim devlet yetkililerinin İsrail'in bu yaptıklarına şaşırıyor, beklemiyor olmaları...
"İsrail yapması gerekeni yapıyor " gibi ilk okunuşta garip gelebilecek bir cümle sarfettim.
Evet İsrail için bu vahşet bir gereklilik..
Çünkü muharref Tevrat böyle emretmiş..
Gereklilikten de öte; bu ve bundan sonra olacak olan vahşatler Onlar için bir ibadet
İşte kendileri için ibadet olduğunun dayanağı :
Delik Deşik Edin: “Ele geçen her adamın gövdesi delik deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek.”
(Muharref Tevrat, İşaya-13/15-16)
Fırat’a kadar: “Sınırınız çölden ve bu libnandan büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar, Hittîlerin bütün dıyarı, ve gün batısına doğru büyük denize kadar olacaktır”
(Muharref Tevrat, Yeşu-1/4)
Hala İsrail'le barış görüşmeleri öyle mi :))
http://www.haber7.com/haber/20081228/Son-nefeste-Kelimei-Sahadet-VIDEO.php

Bunlar Erbakan’ı doğruluyor
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, kırk yıldır bıkıp usanmadan siyonist tehlike konusunda bütün insanlığı uyarıyor. Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler İsrail’in katliamları bir ibadet anlayışı olarak sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
ÇAĞIMIZIN ABDÜLHAMİD'İ
25/12/2008ERBAKAN ÇAĞIMIZIN ABDULHAMİD'İDİR'
"Şunu asla unutamayız. Sultan Abdulhamid Han'ın Siyonistlere karşı olan o onurlu duruşu çok önemli. Bunu unutamayız.
Rabbim makamını cennet eylesin.
Türkiye halkı, tarihten günümüze her daim yanı başımızda oldu.
Özellikle Üstad Erbakan, bizim için çok önemlidir.
O, Siyonizm'i ümmet'e anlatan çağımızın Abdulhamid' idir. Muhterem bir insandır.
Filistin davasına en çok o sahip çıktı. Dünya Müslümanları, Siyonizm'i ondan öğrendi".
Halid Meşal
Hamas Lideri
Bayramımız Bayram Ola
23/12/2008ERBAKAN İSTANBUL SP BAYRAMLAŞMA TOPLANTISINDA NELER DEDİ?
Ben çok iyi biliyorum ki bu anlattıklarıma sizlerin ihtiyacı yok. Ancak bu gerçekleri insanlara anlatırken size yardımcı olmak niyeti ile anlatıyorum; iyi dinleyin, aklınızda bulunsun!
Hocam ilk önce siyonizmin amentüsünü anlattıktan sonra şunları söyledi:
Haham Haim Nahum Doktrininin 7 maddesi var…
Türkiye'yi:
1- İşsiz bırakacaksın.
2-Aç bırakacaksın.
3-Borca esir edeceksin.
4-Dininden uzaklaştıracaksın.
5-Kamplara böleceksin.
6-Sonra iç çatışma çıkaracaksın.
7-Yumuşak lokma haline getirip yutacaksın.
Buna Milli Görüş karşıt 7 madde ile cevap verip hayır diyor…
Türkiye:
1-Bağımsız olacak.
2-Güçlü olacak. (Güçlü olmanın 2 önemli maddesi, birincisi inançlı, imanlı, maneviyatçı bir gençlik; ikincisi teknoloji)
3-Müreffeh bir ülke olacak.
4-Hür olacak (bunun da en önemlisi inanç hürriyetidir. İnanç hürriyeti ise 4'e ayrılır:
A-İnancını ifade etme hürriyeti.
B- Eğitim hürriyeti.
C- Örgütlenme hürriyeti.
D-İnandığı gibi yaşama hürriyeti.)
5-İç barış olacak.
6-Dış barışı sağlamış bir ülke olacak.
7-Öncü bir ülke olacak.
AKP şu 7 tsunaminin altında kalacak:
1-Ekonomik kriz.
2-Terör.
3-IMF.
4-AB uyum komisyonu.
5-İşsizlik.
6-Açlık.
7-Ahlaki çürüme.
Milli Görüşün diğer partilerden 7 farkı var.
Bunlar:
1-Milli Görüş yerli; diğerleri işbirlikçidir.
2-Milli Görüş Adil Düzeni kuracak; diğerleri IMF endeksli zulmü devam ettirecek.
3-Milli Görüş Yeniden Büyük Türkiye'yi kuracak, diğerleri AB uyum komisyonunun talimatlarını yerine getirecek.
4-Milli Görüş Yeni bir Dünya kuracak, diğerleri uydu bir ülke olmayı savunuyor.
5-Milli Görüş 3 boyutlu, diğerleri 2 boyutludur. Bizim en önemli boyutumuz Önce Ahlak Ve Maneviyat boyutumuzdur.
6-Milli Görüş bu milletin tarihi, inancı, kimliği; diğerleri ise Batı taklitçisidir.
7-Milli Görüş bu Milletin tarihini, inancını ve kimliğini esas alarak siyaset yapıyor; diğerlerinin söyleminde bu milletin tarihini, inancını, kimliğini göremezsiniz.
Hocam bir eğitim toplantısı şeklindeki konuşmasında çok ilginç şeyler de söyledi. Bunlar kısa başlıklar halinde şöyle:
1- Ve şunları anlattı: AK Parti milletvekilleri, hatta ileri gelenleri bana gelip diyorlar ki, "Hocam biz sizden ayrılarak hayatımızın en büyük yanlışını ve günahını yapmışsız, bunu yeni anladık." Onlara diyorum ki, o zaman hala ne işiniz var AKP'de? Gelin Saadet'e. Diyorlar ki, ama bizim AKP'den seçilme şansımız var!
2-Şöyle de ilginç bir şey anlattı:
Çok iyi İngilizce bilen bir dostum geçenlerde beni ziyarete geldi. Uzun yıllardır ABD'de yaşıyor. Bana çok ilginç bir şey anlattı. Dedi ki "Ben uzun yıllardır Yahudi lobilerinin kontrolündeki gazete ve dergilerde, Türkiye ile ilgili yayınları takip ediyorum… Geçenlerde bir dergide ülkemizle ilgili şöyle bir değerlendirme okudum. Yahudi yazar diyor ki: Biz İnönü'yü iktidara getirdik Millet tutmadı. Bayar'ı getirdik olmadı. Sonra da Demirel'i getirdik tutmadı; çünkü Erbakan ona Montajcı dedi. Özal'ı getirdik tutmadı, çünkü Erbakan ona Faizci dedi. Sonra Erdoğan'ı getirdik o da olmuyor; çünkü Erbakan ona da İşbirlikçi dedi.
Erbakan bir tek cümle ile hepsini yerle bir edip bütün planlarımızı bozdu. Biz her defasında bir önceki siyasetçiye göre daha fazla Müslüman görünümlü birini getirmeye çalıştık. Şimdi ise yeni bir kişi ve yöntem peşindeyiz. Çünkü Tayyip Erdoğan da tutmadı."
Hocam bu yeni kişinin Kim olduğunu anlatmaya çalıştı adeta. Ama tabiî ki anlayana…
3-Şunları da anlattı:
Siyonizm bütün kurum ve kuruluşları ile çökerken bile, davasından ve inancından hiç bir taviz vermeden inancı uğruna cihad etmeye devam ediyor.
4- Ve şöyle sürdürdü sözlerini:
Biz ne diyoruz? Diyoruz ki, bu Millet ikiye ayrılır: Birincisi Milli Görüşçü olanlar, İkincisi Milli Görüşçü olma sıralarını bekleyenler.
Bu sıralarını bekleyenler diyelim ki yaşarken olmadılar. Bunlar hiç ölmeyecekler mi? Öldüklerinde kabirde bunlara Milli Görüş'ün ne olduğu anlatılacak ve bunlar da Milli Görüşçü olacaklar. Ama Kabirde Milli Görüşçü olmanın bir faydası olmayacak. Yani eninde sonunda herkes Milli Görüşçü olacak.
Sevgililer Günü...Bu gün ve Her Gün..
15/2/2008Hadi bugün O'na (CC) sevgini göster!
Sevgililer günü ya bugün.
O'nun için bir şey yap!
O'na (cc) kendini beğendir bugün!
"Seviyorum" diyorsun ya.
Hadi göster sevgini!..
O (CC) neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE
Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni.
Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin.
Hadi bugün göster O'na sevgini!..
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır,
"Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.."
Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu (CC) anlat!
O'nu ve O'nun en sevdiğini(SAV).
Telefonla, yüzyüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini.
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini düşü nür ya..
Bugün sen de hep O'nu düşün!
O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..
Meselâ;
Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle,
Bir başörtüsü al kendine!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!
Meselâ;
"Kur'anı mutlaka öğreneceğim" de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..
Meselâ; bugün Sevgilini (CC) en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!
Meselâ;
İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş,
O'nu (CC) anlat bu vesileyle..
Bugün O'nun için birşey yap!
Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın .
Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın.
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..
Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği herşeye "elveda" de!
Gözyaşların armağan olsun O'na..
Gözya şların ve zaten O'nun olan yüreğin..
Bugün ve hergün!
A klını K openhag'lılarla P aylaşanlar...
21/12/2007Mart Ayı nda neredeyse bir yıl olacak. Yazamadım. Yazamıyorum.
İş değişikliğim sebebiyle bilgisyar başına oturmaya vaktim olmuyor.
Oturduğumda da ancak maillerime bakabiliyorum.Şimdi olduğu gibi..
Bu vesile ile;
Bayramınızı tebrik eder,tüm dünya Müslümanlarının SELAMET le bir Bayram geçirmesini; bu Bayramın tüm insanlığın FAZİLET ine vesile olmasını, REFAH ve SAADET getirmesini Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim.
Sağolsun bir arkadaşım bayram tebriki için bana cep telefonundan mesaj göndermiş. Ben de cevaben yukarıdaki mesajı gönderince mesajı almış ve : Bayram tebriğinde bile siyaset yapıyorsun diye cevcap yazmış.
Ben de kendisine cevaben:
"Mesajımdaki mesajı anlayacağından emindim. Gerçi bu mesaj aslında Sana bir mesaj değildi.Bu mesaj daha çok başkalarına bir mesajdı. Mesajım kime miydi dersen?
Bu mesajım:
A klını
K openhaglılarla
P aylaşanlara...
idi.
Buna rağmen bu mesajımı yine de anlamayan, anlamamakta ısrar edenler olursa onlara da diyeceğim şudur ki:
(Halk arasındaki bir tekerlemeden esinlenerek)
Mesajım mesaj olsun mu? Anlamayan mesaj manyağı olsun mu?
demekten başka söz bulamıyorum.
Hepinize hayırlı bayramlar
Gün Gelir..
24/3/2007|
Milli Görüş'ün seçim sloganları için kaleme aldıklarımı Sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Bunlar da EĞİTİM konulu sloganlar: 1- Beterin de Beteri Varmış Başörtüsü namusumuzdur vaadinde bulunan AKP iktidarında Başörtüsü yasağı artık internette… (İnternet üzerinden eğitim veren Hoca Ahmet Yesevi Üniv.’nin Uygulaması) Arka fonda başörtüsü mağduriyeti ile ilgili fotoğraflar.. Üzerinde İmam-Hatipli’lerin katsayısının daha da düşürüldüğü, kapanan İmam-Hatip sayıları..v.b. bilgiler.. |
Alt tarafta ise SAADET LOGOSU ile birlikte:
İnsan Hakları ve Hürriyetler… SAADET’in Yıldızı..
----------------------------------------------------------------------
|
2- Mağdur olan bir kişi de olsa…. Arka fonda AKP’nin başörtüsüne % 1,5’un meselesidir, bedel ödemeye hazır değilim, ormandaki birkaç ağaç v.s. söylemleri ifadelendirilebilir,resmedilebilir. |
Alt tarafta ise SAADET LOGOSU ile birlikte:
|
Hakkı savunan tek kişi de kalsak, haklı tek kişi de olsa Hakk’ın, Haklının ve Doğrunun Yanında… SAADET |
----------------------------------------------------------------------
|
3- Gün gelir… Arka fonda makine başında çalışan üstü başı kir içinde ve alnı terlemiş bir çırak görüntüsü.. Üzerinde ise: İmam-Hatiplerin önünü kapatmak için, meslek liselerini de feda etme pahasına destek verenler gün geldi gazetelere çarşaf çarşaf ilanlar vererek meslek liselilere sahip çıkmak zorunda kaldılar.. |
Alt tarafta ise SAADET LOGOSU ile birlikte:
|
Gün gelir ilan vermek de yetmez.. O gün gelmeden… Bugünden SAADET |
Siz Hala Yaşıyor musunuz? Diyenlere..
22/3/2007
|
Dev seçim anketi |
|
İşte seçim sandığı... TIKLAYIN OYLARINIZI SANDIĞA ATIN! |
|
|